17 08 2010

Bu akşam..

  Bu akşam duygularımı yağmalayasım var! Beynimin uğultusundan bedenimde duramadığım bu akşam, İçimde ''duygu'' namına ne varsa Gönlümden aşağı uzanamayacağım bir uçuruma fırlatasım var.. Bu akşam benim taştanda öte ''duygusuz,hissiz'' olasım var.. İçimdeki ateşin cızırtılarını duymamak için üstüne buz gibi sular dökesim, Kendimi yakmak yerine dondurasım var.. Bu akşam, Evet bu akşam kalbimide,beynimide susturasım var!.. ... Devamı

17 08 2010

''Özde'' muhabbet..

  Çok muhabbet değildir önemli olan.. Hatta doğrudur çok muhabbetin ayrılıkların habercisi olduğu.. Mühim olan ''özde'' konuşmadanda muhabbet edebilmektir.. İşte o bir oldumu tüm engeller geçittir.. Devamı

14 08 2010

Mesafe..

    ''Mesafe'' denen kavram sıcacık bir eli, Yaslanacak bir omzu, Bakılacak bir çift gözü özletir.. Ancak ''Mesafe'' denen kavram ötelerdeki kardeş öteyi Daha derinden,daha öte sevmeyi öğretir.. Onu özledikçe sevdirir, Sevdirdikçe yakarcasına özletir.. Devamı

12 08 2010

Bugün perşembe..

    Bugün perşembe.. Ayın 12 si.. Yıllardansa ''2010'' Hiç bir anlamı yok gibi ilk bakışta.. Ne gelişin,ne gidişin bu günde.. Ne söylediğin güzel bir söz çarptı bu güne, Nede kalbime oturacak ağır bir sözün.. Bu günde yine suretten uzak seni yaşadığım günlerden ''biri''.. Bugün perşembe.. Ayın 12 si.. Sen yine şehirlerin birinde.. Sen yine benden bi haber.. Sen yine ''beni'' aşmış bir beden.. Sen yine yüreği kadifeden bir gaddar.. Bugün perşembe.. Ayın 12 si.. Ben yine yalnızca sen.. Ben yine güneşinden öte güneş istemeyen.. Ben yine mekanı,zamanı aşıp seni bulan.. Ben yine küllenmiş umutlarını yanmak pahasına kucaklayan.. Bugün perşembe.. Ayın 12 si.. Herkes yine bir ''beden''.. Giden var,gelen var şu koca dünyadan, Ancak benim herkesim;sen Hala bir yerlerde bir ''beden''..    ... Devamı

12 08 2010

Kabulüm!..

  Gözden ırak olan gönülden de ırak olurmuş derler..Sen görmediğim,duymadığım ''ırak'' kelimesinin dahi yakın kaldığı sen bunca mesafeye rağmen neden hiç ırak olamadın kalbime?..Kalbim senken bir çok yüz kilometre,aylarca habersizlik o kalbi söküp atmama sebep olur mu?..Sen canken bu bedenden o can çıkar mı benden?..Ben öyle ''basit'' kavramlar uğruna canımı çıkarır mıyım benliğimden?.. Ramazanın gönlümü yumuşattığı şu günlerde en büyük duamsın..Oruçlunun duası geri çevrilmezmiş ya hani ondandır ellerimi hiç semadan indiresem yok..Olurda bir vaktini bulur hemen kabul olur dualarım..Ancak ''Seni istemek'' değil benim duam..Senin huzurun,senin mutluluğun,senin rahatındır dilime dolanan.. Senden yana artık etmem şikayet..Anladım ki sen benim en ''acı'' sınavımsın..Öyle bir sınav ki kazanırsam iki rızaya birden ereceğim..Öyle bir sınavsın ki sen dilime ondan yana söylenmeyi haram kılan..Gönlümün en çok sevdiği,en unutulmadık ''sınavımsın'' sen benim.. Kabulümsün!..Kabul eder misin diye sorulmadan kabul ettiğim,vazgeçer misin diye sorsalar sorandan tereddütsüz vazgeçeceğim kabulümsün benim..   Sana ''şunumsun,bunumsun'' diye sıralasam sonu gelmez can..Çünkü sen ki;sahip olduğum ne varsa hepsine sebepsin..Elimde ne varsa ya senden geldiğinden yada  sana vardığından kabulümdür..Ondandır baştan başa ''sen'' olan şu bedende beraber yaşadığımsın..Ve işte tam şu anda ''sükuttan'' öteye yol bulamadığımsın.. ... Devamı

11 08 2010

Sen geldin;hoşgeldin.. :)

  Hoşgeldin kalpleri açan yek anahtar, Hoşgeldin Mevla'nın beşerine lütfu, Hoşgeldin nefislerin terbiyecisi, HOŞGELDİN!.. Öyle bir geldin ki;gelmenle bayramlarımızdan önce bayram getirdin, Öyle bir geldin ki;Selam'ın kudretini içimize serpip yüreğimize ferahlık getirdin.. İyi ki geldin, HOŞGELDİN!.. Önceki yada sonraki her ayın imrenerek baktığı, İnsanlığın yürekten özlemlerle beklediği, Gönüllere koşulsuz saadet sunan ayların şahı, Yine geldin,iyi ki geldin;Hoşgeldin.. Sen geldin!.. Geldin ve ruhumuzu sıkan günahtan halkalar kırıldı.. Ruhumuz benzersiz huzurlarla donandı.. Sen geldin ve dilimiz şerri unutup hayra döner oldu.. Sen geldin ve ''huşunun'' doruklarında yaşar olduk.. Sen geldin ey şeytanları dahi zincire vurduran, Sen geldin ve nefsiminizi kaplamış ölü deriyi anında sıyırdın Bizlere nefsimize karşı zaferin mutmainliğini yaşattın, Kulluğumuzun,aciyetimizin tereddütsüz farkına vardırdın, Hoşgeldin,hoşgeldin Ey Şehr-i Ramazan.. ... Devamı

09 08 2010

Ben ki;çaresiz ''Sen''..

  Daha fazla kaçamam senden..Bu kadarı bile fazla değil mi?..Senden kaçarken yüzüme yüzüme vuran rüzgarın açtığı yaralar seninkilerden daha derin can..Koşmuyorum artık,kaçmıyorum artık teslimim..Fazla bile uzak kaldım gerçeğimden..Ben,ben senden geçemeyeceğimi bile bile seni atmaya çalışan kendime yanarım..Kalbimin sesini kesmeye çalışan mantığıma yanarım..Az kalsın senden vazgeçebileceğini sanacak olan ''bana'' yanarım.. Bir mezarın dahi olmayacak bu bedende dedim ben..Evet o zaman öfkeyle dedim ama yalan söylemedim..Benim ''sonsuzum'' olan ''Sen''  bu bedende hala dipdiri dururken bir mezarın olamaz bu bedende.. Sen bana o  sözleri sıraladığın vakit seni acıtmak pahasına konuşup durdum..Canımı yakacak cümleleri senden duymak,onları duyupta senden vazgeçebilmek için neler yapmadım ki..Kim bilir ne kadar zor durumda kaldın..Özür dilerim..Yine senin söylediğin onca söze rağmen kendi boğazıma yapışıyorum..Sana kıyan ben dahi olsam bunu hazmedemiyorum,yalan yok ey yar seni çok,pek çok seviyorum.. Aşka pek tanım getiremez benim bu minik kalemim..Ama artık bir tanım yapabildi bu aciz..Ve bu tanımla beraber sana ''aşk'' dedim..Aşk bizim gibi biçareye nasip olur mu derdim ama artık eminim oldu..Aşk damla damla kondu kalbime..Nakış nakış sen işlendin yüreğime..Sen işlendikçe bendeki kelimeler azaldı,bir lal çöktü dilime ve sonunda ''Sen'' deyip kaldı.. Sen ki kelimelerin dar geldiği,   Sen ki teslimiyetimin en büyük sebebi, Sen ki günahın azabından kaçıpta hüznün mesken bilindiği,   Sen ki bunca sevgiye rağmen ''nefsime'' karşı zaferim,... Devamı

03 08 2010

''Dostuma''.. :)

Eğer bu gönülden sözler sana doğru meylediyorsa ''Dost'' diye başlamaktan daha anlamlısı olabilir mi?Bu dört harfli kelime bu kadar çok,bu kadar derin anlamlar yüklüyse ve sonu ''Sana'' varacaksa eğer olamaz..O kelimenin yerine başka hiç bir sözcük tutamaz..   ''Dostum''   ''İçime ansızın düşen ılık rüzgarım''   ''Tebessümüm''   ''Unutmadığım,unutulmadığım''   Sana her sözcük,sana her cümle,cümlelerle beraber oluşan her duydu şimdi yalnızca ''sana'' :)     Ben bir anda buldum seni gönlümün dostlar kervanında,hemde hiç zorluk çekmeden bir baktım hemen oracıktasın kendimi oradakilerin varlığından dolayı çok sevdiğim yerde..Etrafındakilerden bazıları günler bazıları ancak yıllar sonra katılabilmişti o kervana..Çünkü bir yol vardı o kervana giden girişi çok gizli,pek gizli..Sense bana bile farkettirmeden farkettin o yolu ve hatırlayamadığım kadar ''minik'' bir zamanda katıldın o kervana..Sıcaklığınla,farklılığınla,yüreğime hitap eden ''Dostum'' seslenişinle hemen aldın oradaki yerini.İyi ki geldin Dost..Gelmenle kat kat huzur,kat kat ümit,kat kat güven,kat kat mutluluk(!) getirdin bu Dostunun yüreğine..     Ben benim kervanımdaki kocaman yerini yakın zamanlarda farkettim..İçime yayılan sıcaklığını,varlığından dolayı hissettiğim o eşssiz huzuru,vazgeçilmezliğini,yokluğunu yaşarsam o zaman içimi yakıpta orada bir alev topu gibi oturacak olan acıyı kısa bir süre önce farkettim..O andan iti... Devamı

01 08 2010

Gelme!.

  Neden geldin bilmemki birden..Gelmek değildi aslında seninki,gelip geçmek bile değil güneşin özelliklerinden çok farklı olarak ''şimşek gibi çakmak''tı bu.. Ne kadar dua etmiştim her şey tam bitti dediğim anda bir daha ondan bir mesaj dahi almamak için..Önceden ondan gelecek bir mesaj için varımı yoğumu verebilecekken şimdi hiç bir yanım istemiyordu ona dair bir şeylere rastlamayı..Tekrar ''sana'' diyeceğimi bildiğinden,ben desemde o yine beni enkaz halinde bırakıp gideceğinden hiç istemiyordu.. Ama biliyordum işte gelecekti o mesaj ve ben yüreğim iki büklüm onu bekliyordum,ürkek bir kedi edasıyla..Çünkü bir hata yapmıştım ve onu biraz tanıdıysam bunun üstüne o bana ulaşırdın..Gece telefonum bozuldu önceden olsa ondan mesaj gelecek diye telefon arama çabalarına girerdim şimdi kılımı bile kıpırdatmadım hatta mutlu bile oldum.. Ama ertesi gün sessizce kendi halimde otururken bir maile rastladım..Evet ondandı..Allah'ım kalbimin bu halide neydi?Seviniyor muydu yoksa isyanmı ediyordu anlayamamıştım ancak öyle bir çarpıyorduki nefesim kesiliyordu..Günler sonra yine ismini görmüştüm..Gerçi ismi babamın ismiydi bundan annem her seslendiğinde içsel bir harp yaşardım,yutkunurdum bir ateşi içime alıyomuşcasına..Ancak şimdi ''onu'' görmek yeniden sarsmıştı bedenimi..Ağlayamadım gözyaşlarım bile ona küskündü o anda dahi ''onun için'' akmak istemediler..Açamıyordum maili,açarsam biterdim sanki,açarsam yeniden küle dönerdim..Zaten ellerimde mause tutupta maili açacak kadar dahi takat kalmamıştı oraya bayılıp düşmemek için tutundm masaya..''Yardım et Allah'ım'' diye inlediği... Devamı

26 07 2010

Hayırlı kandiller.. :)

Hayırlı kandiller.. :) |  görsel 1

  Beratlarımızın bizlere sunulduğu şu günde yağmur misali yağan rahmetten fazlasıyla istifade edebilmemiz duasıyla       HAYIRLI KANDİLLER.. :) Devamı

26 07 2010

Nedir?..

    Kaç insan bilinmezliğin kıyısında gezer, Kaç insan buraları kendine mesken beller, Kaç insan bunun verdiği sancıyla Bütün dünyayı kendine zindan eyler... Nedir bilinmezlik? Henüz adı konulamamış koca bir boşluk mu Yoksa gözler kapalı ardına dahi bakmadan koşarken Nereye ne için gittiğini bilememek midir BİLİNMEZLİK? Kimisine TUTSAK Kimisine KAÇIŞ Kimisineyse sessiz bir yolculuktur BİLİNMEZLİK Meçhul bir kente Bir çok umudu yüklenip Yaradan'a sığınıp ''YA ALLAH''deyip Bir maceraya atılmak mıdır BİLİNMEZLİK? Kulun teslimiyetinin sınandığı Görmek istediklerinin bir kapı ardında bırakıldığı ''Sınav mıdır'' BİLİNMEZLİK.. Yoksa Yusuf (A.S) kuyuya düşerken Onu koruyan bir MEVLA'nın olduğunu unutup Ondan kurtulduğunu sanmakmıdır BİLİNMEZLİK? Yada (hz.) İbrahim gibi bir bedeni Onu yaratanı görmezden gelip ateşlere atıpta Ateşin suya çevrileceğinden bi haber yaşamak mıdır BİLİNMEZLİK?.. ... Devamı

25 07 2010

Ateşten Gömlek!

Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin!   Ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim! Devamı

25 07 2010

Bir mezarın dahi olmayacak bu bedende!.

Geçmişim..Kendimi itinayla içinden çıkarmaya çalıştığım geçmişim hadi izin verdim şu dakikalarda gel ''sar'' beni.. Özledim mi?.İçimdeki ruhunun boğazına yapıştığım onu özledim mi?.O bana kazığın en okkalısını atmışken ben yine ''Züleyha'' olmak için dua mı etmeliyim..Sevilen Yusuf olmadıktan sonra olunur mu hiç Züleyha..Bu arada o kadar yazı okudum çoğu insanın kaleminde bir ''Züleyha'' ismi..Züleyha Yusuf'a aşık ancak yürekten sevdalılarsa farketmeden  ''Züleyha'ya''.. Ağlamıyorum kaç gündür..Senin için aylarca ağlamışken o bir cümleden sonra ağlanamayacak kadar ''küçük'' görüyorum seni..Acıyorum...Ama kendime değil,boşuna kurduğum düşlerede değil hala etrafında olupta seni tanımayıp seni ''adam'' sananlara acıyorum..Aslında onlara şaşırmamak lazım o kadar güzel girmişsinki sen o role..Seni gören bundan iyisi varmıdır acaba demekten alamıyor kendini..Tıpkı ben gibi,tıpkı o gibi,tıpkı diğerleri gibi..Ben ''ilk'' oldum ama ''son'' değildim..Senin sonun olana acırım,ama senin sonun olamadığımdan kendime hiç acımam.. Bir daha seni görmek istemez bu gözler..Aylarca sana ''can'' diye bakmışken şimdi hiçliğini görmeyi yakıştıramaz kendine..Çünkü ben kolay kolay ''canı'' ''hiç'' yapamam ama bunu sen hakettin!.Ondandır dilime doladım bu duayı ''Allah'ım onu ne gözüme göster,ne gönlüme..''Artık bu bedende fazlalık ''senin cesedin''..Az kaldı soğuk bedeninden de geçince bu can bir dakika daha beklemeden atıcam seni hızlıca akan b... Devamı

24 07 2010

''Miniğim''

Bugün çok şey yaşadım ama onları daha geniş bir zamanımda anlatmayı düşünüyorum ancak bugün yüreğimi yakan bişeyi anlatmadan kapatamadım bilgisayarı.. Bugün bir ''miniğe'' rastladım..Yolda ilerliyodumki karşı kaldırımın bir köşesine otumuş elleriyle yüzünü kapatan bir miniğe takıldı gözüm..Çevresinde kimsecikler yoktu,yalnız olmalıydı..Önünde bir boya kutusu,bir fırça birde terlik vardı..Ama daha küçücüktü,yaşıtları hatta dahada büyükleri yaslandığı duvarın ardındaki parkta aileleriyle neşe içinde koşustururken neydi bu miniğimi böyle acıtan..Gözlerime birikti yaşlar ama ağlamadım şimdi bir nefes çekip onun dünyasına doğru koşar adım gitmeliydim..   Hemen karşıya geçtim..Tam ben yanına yaklaşırken başka biri eğilip okşadı başını ''Neden ağlıyosun bakalım'' dedi ve gülümseyip geçip gitti..Bu şimdi faydamı etmişti!..Hiç çiftini bile bozmamıştı minik..''Allah'ım yardım et'' diyip yanaştım yanına o kadar meraklanmıştımki elime bir dondurma yada şeker alıp gitmeyi hiçte akıl edememiştim..O yalnızdı ve bir an önce boşluktaki eline uzanmak istiyodum..Benim miniklerimi kimsenin üzmeye hakkı yok şu insanların pislettiği dünyada! Yüzünü kapattığı elini tuttum önce,evet göz göze gelmiştik simsiyah kocaman bir çift göz..İçindeki parıltının üstünü tozlar örtmüş,bulutlu bir çift göz..Sonra konuşmaya başladık konuşmasından belliydi içinde fırtınaların koptuğu,onlarla her an savaştığı..Ama bu küçücük beden bunları nasıl kaldırırdı..Üstüne başına baktım ayaklarında morartı vardı,bir sürüde yara ve üstelik kanda..Elleri,kollarıda &ou... Devamı

23 07 2010

Asansör.. :)

  O korkum geçipte kendime geldiğim vakit bir an önce hissettiklerimi anlatmak istedim..Fazla soğutmadan yazmak lazım hissedilenler eskimeden.. Ben ölümden korkmadığımı sanardım hep..Bunun artisliğini bile yapardım kimi zaman ''amaan ne olcak sanki abartmayın en fazla ölürüz''gibisinden..Öldükten sonra sanki çok rahat edecek şeyler yapmışım gibi..Her neyse..Bugün bir yakınımızı ziyaret etmek için hastaneye gittik biraz garip ama severim ben hastaneleri her ne kadar yüreğimi acıtsada ''şükredebilmek'' adına nefsime gerçekleri gösterebilmek için arada uğramam gerektiğini bilirim..Normal bir şekilde girdik oradakiler hasta bense sağlamdım..Güya ilk bakışta onlar ölüme daha yakındı..Tüm bu düşünceler içinde akşam olması nedeniyle tenhalaşmış koridorlardan geçip annemle beraber 4 asansör arasından birini çağırdık..Önceki gelişimizde hiç sevmemiştim bu asansörleri içerisine bir ayna dahi koymamışlardı demir bir tabutu andırıyordu..Tabutu andıran bişeyi neden sevmediğimde ayrı bir soru aslında hani ben ölmekten korkmuyordum..Neden o asansörü seçmiştik onda ne vardı o an hiç farkında değildim,sonuçta asansördü işte bu kadarda derin düşünülmezdi..İçeri girdik ve kapı kapandı ancak gel gelelim asansör hareket etmedi.. :)   İşte o an hisler kalbime doğru hücuma geçti..Düğmelere basmamıza rağmen hiçbişey olmuyordu dışarıda da insan yoktuki şimdi kim gelipte bizi bu demirden yapılmış tabutumsu şeyden çıkarırdı..Bir telaş içinde yakaladım kendimi ve hiç acımadan o telaşımın arasında kendime işkence edercesine sordum ''hani sen ölümden korkmuyordun,nedir bu telaşın..''Sonra başka bir yandan ... Devamı