23 07 2010

Minikler..

  Seviyorum seni minik arkadaşım,çok seviyorum..Yürekten seviyorum seni..Gözlerinin içindeki hiç esirgemediğin o parıltıyı,tebessüm ettiğinde görünen bembeyaz dişlerini,darıldığındaki dudak büzmelerini hepsini hepsini ayrı ayrı seviyorum.. O kadar mutlu oluyorumki seninle..Yanında bambaşka bir dünyaya çekiliyorum,hatta oraya dünya denmemeli bence yanında huzura çekiliyorum.. :) Yanında içimi ısıtıyorum seninleyken ben gerçek mutluluğu tadıyorum.. Seni ''kinden'' çok uzak olduğun için seviyorum.. Seni sevgine yalan karıştırmadığından seviyorum.. Seni üzüldüğündede sevindiğindede hiç gizlemediğinden seviyorum.. Seni içinde ne varsa ''dilinde'' olduğundan seviyorum.. Seni mutlu olmak için kocaman şeyler beklemediğinden seviyorum.. Seni beni ben olarak sevdiğinden çok çok çok seviyorum.. İçim bunaldımı,dünya tuttumu ben hemen çıkarım evden..Giderken hiç konuşmam dünyamsı bakan insanlarla giderim çocukların sesleriyle çınlayan bir parka..İnsanlardan korkulan şu dünyada ailelerinin benden çekinmesinden korksam dahi tebessümle yaklaşırım onlara..Eğer gerçekten onlara yaklaşmak,onları onlar gibi sevmek istersem hemen anlarlar beni onlarda tebessüm ederler..Hemen o bambaşka yerlere gideriz beraberce o ''huzur'' mekanına..Onlarlayken diğer insanlarla olduğu gibi sahte gülüşler yoktur..Herşey harbidir,herşey gerçektir..O doğruluk içinde geçiririm saatlerimi asıl insanlığı,asıl mutluluğu tadınca unutuveririm kızgınlıklarımı,kırgınlıklarımı..Ben çoğu zaman bir ''minikle'' bulurum ben kendimi.. Onların masumluğuna karşı kimi zaman onları ken... Devamı

23 07 2010

Başkalarının güneşi..

Yusufçuk gibi görünen parlak bir yıldız çarptı bu gece gözüme..Balkona oturmuş ne düşündüğümü farkedemeden düşünüyordum ki bir baktım kendini göstermek istercesine parlayıp duruyor..İster istemez kaydı gözüm ona güneşimi kaybettiğimden beri gökcisimlerine karşı pek bir önyargılı olduğumdan eskisi kadar sevecen bakamadım ona..Bişeyler fısıldıyordu sanki.. Dinlemeye çalıştım onu,ona kulak verdim..Baktığımda gözlerimi kamaştırıp ardından yüz çevirdiğimde her yerde ondan kalan lekelere rastladığım güneşe inat baktım ona hiç rahatsız olmadan..İnsan güneş gibi bir devasadan vazgeçipte bir yıldıza vurulabilirmiydi?Buna hiç niyetim yoktu ancak düşündüm işte..Diğer yıldızlardan çok farklıydı o gönlüme parıltısını yaymak,gece boyu yalnızca kendini izletmek için her türlü hünerini gösteriyordu..Sonra ona dalmışken birden aklıma geldi bana küçük görünen o yıldız başkalarının güneşiydi..Başkalarının diyarının kocamanıyken,başkalarının diyarının gündüzünün sebebiyken benim gecemdeki yüzlerce yıldızdan yalnızca biriydi o..Ama ona ''güneşim''diyenin bir tanesiydi o..Onu ben haketmiyordum çünkü ben onu sonunda diğer yıldızlara karıştırıp gidicektim.. O ancak ona ''tek'' bakabilene layıktı.. Kanmadım ona,kanmadım ona dalmak isteyen gözlerime hemen çevirdim yüzümü..Kapattım gözlerimi ve kendim ne yıldız ne güneşe benzeyen bir parıltı kondurdum karanlığıma..Ona sığındım,tebessüm ettim Sen gitme hep kal diye ona fısıldadım,O na sığındım.. ... Devamı

22 07 2010

Seni seviyorum Rabbim..

  Beynimin içinde bir kurt dönüp duruyor sanki..Her an derinlere derinlere gidiyor..Ben onu öldürdüm sanarken o benden habersizce beynimde dolanıp duruyor..Şimdilik o gerçekten var mı yokmu diye uğraşmaya hala varsa beynimin içinde bir kovalamaca oynayıp onu yakalamaya çalışmaya hiç niyetim yok,mecalimde.. Ayrıldım duvarımın dibinden yeni mekanıma alışmaya çalışıyorum..Hala duvarım diyorum duvarım değil onun duvarının dibinden..Ben o duvarı hiç sevemedim ki o bana hep soğuk geldi en sıcak günlerde bile..Çünkü önceden o yoktu ve o yokken güneş beni hep ısıtırdı,hemde sabah akşam demeden zamana aldırmadan..O yokken yanımdaki komşum değil ''canımdı''..Bu kadar güzelliğin önüne örülmüşken şimdi nasıl severim ben onu!Her neyse..Duvarın ardındaki komşuma ya şu duvarı yıkalım yada ben giderim dedim ama nasıl dedim yürek yangınlarda..Cevabı beni hiç şaşırtmadı bana onun hep orada kalacağını söylemek istedi her ne kadar kelimeleri dolandırsada ben anladım..Bende bir dakika daha burda durmam dedim hiç bişeyimide almadım çıktım gittim..Aldırmış gibi gözüktü ama eminim hiç aldırmadı,bananeki sanki ''ne hali narsa görsün''dedim ilk kez..Artık güneş yoktu,artık yüreğimin kıyameti kopmuştu her yer talandı.. Tebdili mekanda ferahlık vardır derler ondandır heralde çabuk sildim yaşlarımı hatta şu günlerde pek bir huzurluyum..Geri dönmeye hiç niyetim yok hatta oraların yolunu unutmuş olmak en büyük isteğim..Ancak komşumla aylar sonra tekrar karşılaşabiliriz dua ediyorum inşAllah bir daha çıkmaz yoluma..Buralarda hiç komşum yok,komşu edinmeyede hiç niyetim yok..Ama yalnızda değilim..Ben şu günlerde en çok seven,hiç gitmeyip hep kalan... Devamı

21 07 2010

Tabiri caizse bitti işte..

  Uğurladım seni sonsuzum,uğurladım seni can parçam,uğurladım seni can yakanım..Gittin artık bittin..Bu son güzel hitaplar,bu son biz..Artık bir gerçek varki sen sensin bende ben.. Sen bilmezsin bunun zorluğunu..İçin nasıl kavrula kavrula yandığını anlamazsın sen..Seni,güneşim diye andığım sevdiğimi başka diyarların güneşi olmaya göndermenin kalpteki sızlamasını anlayamazsın sen..Çünkü sen hiç acı çekmedinki biterken,sen hiç benim başkalarıyla olacağımı düşünüpte yanmadınki..Sen kalp ağrısını benim adım geçince tatmadınki..Yıllar önce bende bilmezdim bunları ondan seven garibin birine kolayca ''yolun açık olsun'' dedim..Ondan yaktım durduk yere onun canını..O beni ben seni seçtim.. Dualarıma gizledim seni..Mevlaya duyurduğum tek ismimdin..Gülüşlerimin arasına iliştirdim ama sesimi çıkarıpta kimseye söyleyemedim,kendime bile..Sonra gün geldi sende beni seçtin.Sahi hatırlıyomusun o günü..10 ocak akşamı saat 21 civarı hani göklere çıkmıştık,hani şükür namazı kılmıştık yaşlar içinde hatırlarmısın..Sonra düşlere dalmıştık gece boyu..O gece bir sürü şey sıralamıştın.Sen yazmıştın ben okuyupta onaylamıştım,ayrı olan hayallerimizi biraraya toplamıştık..Çünkü artık ''biz'' olduk sanmıştık..Ayrılık diye bir kelime hiç anılmayacaktı,bizden başka kimseler bizi bilemezdi bunlar bizim kurallarımızdı..Artık senin ''gizlin'' olmuştum ne kadarda mutluydum..Sonra devam etmiştin..Çok güzel bir evimiz olcaktı ''bizim evimiz''..Bir odamız kütüphane olacaktı büyük bir odamız yani kocaman bir kütüphanemiz...Oraya gidipte kendimizi dinliyecektik..Beni otobüslere bindiremezdin böyle söylemiştin ond... Devamı

05 07 2010

Hacıyatmaz Sahtenimre..

İçim çekiliyor..Sanki her an içimdeki bişeyler dahada çok derinleşiyor,derinleştikçe dahada can yakıyor..Sahtenimre şu günlerde hacı yatmaz misali düşmeden bir sağa bir sola yatıp duruyor..Sabretmeyi,Allah a tam olarak teslim olmayı öğrenmek istiyor..Tam Nimre olabildiğini sanarken bunun kullandığı ''antidepresan''ın etkisi olduğunu anlayınca yeniden ''dibe'' vuruyor Sahtenimre..Yine beceremiyor işte.. Devamı

11 06 2010

Bir sır..

Sahtenimre yazmak istedi konuşmak istedi bir iki kelime :) Size bir sır veriyimmi kimseye söylemediğim bir sır..Sahtenimre sanırım artık nimre oluyor.. :) Sakın duymasın kimse bu sefer duymasın sonra engellerler sonra yine önüne geçip nimre olma yolunda ilerlerken önümü keserler..Sahtenimre hep normal olmak için çaba gösterdi..Düştü kalkmak için uğraştı ama zorla kalkınca sonunda yine düştü..Nimre gibi davranmaya çalıştı hep bundan ''SAHTENİMRE'' oldu..Ama bu günlerde farklı bişey var..Herşeyi oluruna bıraktım derdi verene dayandım yalnız sabır istedim..Derdi veren o kadar büyükki anında dermanını yetiştirdi..Bir baktım kendimi zorlamadan,bir sebep aramadan gülümsüyorum..Sonra her gülümsememle o çözemediğim sahtenimre düğümleri kendiliğinden çözülmeye başladı..Onlar çözüldükçe ben güldüm ben güldükçe onlar çözüldü..Biliyomusunuz şaşırdım hem de çok şaşırdım çünkü aylarca çözmek için uğraştığım düğümler kendiliğinden çözülüyordu..Sonra anladımki şaşırmamak lazım çünkü Rabbim o kadar büyükki..Kul ne zaman bittim dedide Mevla yettim demedi..İşte şimdide öyleydi ben ''bittim''demiştim ve Mevlam anında yetişmişti..Çok şükür,bin şükür.. :) Devamı

07 06 2010

Sahtenimre'nin kalbi..

   Sahtenimre'nin kalbinden haberiniz varmı sizin?Sahtenimre'nin kalbi çok çarpar,hızlı çarpar doktorlar arar arar bir türlü tıpta sebebini bulamaz  :) Her türlü şeyi yaparlar ama yine sahtenimre'nin kalbiminin ritmi düzelmez gülen yüzüne kanıp ''psikolojikte değildir bakın hep gülüyor''derler..Yatırırlar kaldırırlar eps denen bir ameliyat bile yaparlar ama yinede düzelmez..Çarpmasının hızından çoğu zaman bedeni yorgun düşer ve sonunda bayılıp bayılıp düşmeye başlar sahtenimre..İlk önce yorgunluk derler sonra yemek yemiyo diyedir derler ama bunların hepsi normalkende olunca yine doktorlar bir meraka düşer..Bu seferde bu bayılmalar araştırılmaya başlanır tansiyonu bir türlü düzelmez..En sonunda bir tanı bulurlar ama bu sefer gülüşüne aldanmayıp ''antidepresan''ı verirler..Artık sahtenimre ne yaparsa ''hasta o psikolojisi bozuk''der geçerler..Sahtenimre yine sadece güler,susar ve tebessüm eder.. :) Devamı

21 05 2010

Keşkelerle başlayalım..

Pişmanlıklarla başlayalım..Ardı arkası gelmeyen 'keşke'lerle..Bizim hayatımızda ne kadar hakimiyet kurdu keşkeler?Kaç gün kaç gece illet bir hastalık gibi tüm bedenimizi kasıp kavurdu keşkelerle başlayan cümleler,düşünceler?Düşünürüz düşünürüz çıkamayız işin içinden.Dönmek isteriz geriye bir gün,bir ay yada bir yıl öncesine..Şimdi gerçekleri değiştiremeyeceğimize emin olduğumuzdan,gerçekler önünde bileğimizin büküldüğünü hissettiğimizden yaparız değil mi bunu..Ne bu andaki olanlara eyvallah diyebiliriz nede onları geçip gidebiliriz işte bunu çok iyi kavradığımızdan bişeylere ah,vah eder sonrasından ümidi kestiğimizden önceye döneriz veya dönmeyi dileriz.Saatlerce ''Bak işte keşke şunu yapsaydık böylede olmazdı,şöylede deseydin çekip gitmezdi''diye konuşup dururuz...Sonradan bu anımızında bir keşkemizin içine karışıp gideceğini düşünmeden keşkerle yoğruluruz..   Evet bir hastalıktır 'keşke'..Kulun teslimiyeti öğrenememesinden ileri gelen bir hastalıktır.Hemde öyle geçip gidilecek bir hastalık değildir.Ciddi ciddi insanın hayatına kapkara bulutları çökerten bir hastalıktır.Gelecekten gelen endişenin yanına birde geçmişin elemini katmaktır..Bir gemiye binipte sırtındaki yükü indirmeyen insanın geminin içinde kendi yorgunluğunun üzerine birde sıtrındakilerin ağırlığını katmasıdır..Hiç yok yere bişeylerin ağırlığını taşımaktır yani keşke..Oysa insan geminin kaptanına güvenip yükünü indirip rahat bir nefes alabilse..O zaman silinip gider keşkelerle dolu tüm cümleler.Keşkelerimizin yerini''Çok şükür ya Hak'' alır.Yani kul kulluğunu,kul acziyetini bilirse,kul teslim... Devamı

21 05 2010

Sahtenimre artık insan içinde..

Neden,ne için açıldı burası?Herkesten habersizce,kimseciklere söylemeden neden bir yerlere bişeyler iliştirmek istedi bu kız?Yastık altında sararmış bir kaç yazıyı ne olduda birilerine açmak istedi?Yine bir bilinmezlikle mi yaptı yoksa bunları..Yine bir sebebe dayanmadan yaptı değil mi,kendi bile kendi yaptığına anlam veremeden..Bişeyler tasarlamadan,başını sonunu düşünmeden yine bişeylere girişti değil mi?Öyle olsun bakalım,içine dönüp kuytulara gizlenmiş Sahtenimre çıksın artık insan içine.. :) Devamı